| <<geri ...2 3 4 [5] 6 7 8 ...ileri>> | |
Doğrusu bu ateş bin altına değer |
06:21 06-04-2007 |
|
Kanuni Sultan Süleyman, Halkalı yakınlarında avla¬nırken çıkan bir fırtınada yağmurdan ıslanmışlar. Bir eve sığınmışlar. Sultan, ateşin karşısına geçip şöyle demiş: "Doğrusu bu ateş bin altına değer." Bir müddet sonra konakladıkları evden ayrılırken padişah ev sahibine borcunun ne kadar olduğunu sorar. Köylü şöyle cevap verir: "Bin bir altın efendim." Bu cevaba çok şaşıran padişah, bu kadar fazla ücre¬ti istemesinin sebebini sorar. Köylü bunada şöyle cevap verir. "Efendimiz, ateş için bin altınlık değeri siz söylemiştiniz. Bir altın da konak ücretidir." |
|
Ben bir kasabayı alana kadar dünyanın zorluğunu çe |
06:21 06-04-2007 |
|
Kanunı Sultan Süleyman Han, bir gün bir şehirde gezerken tanınmış bir şairi son derece pejmürde bir kı¬lık ile görmüş. Her şair gibi bu şairin de sevgilisine şiir¬lerinde bol keseden beldeler ve şehirler bağışlamış oldu¬ğunu hatırlayan Padişah şaire şöyle der: "Eeee, Şair efendi, sevgilinin bir benine Semerkand ile Buhara'yı verecek kadar hovardalık edenin sonu işte budur. Ben bir kasabayı alıncaya kadar dünyanın zorluğunu çekiyorum. Sen her mısranda beşini-onunu birden harcıyorsun- " |
|
Okuryazar |
06:21 06-04-2007 |
|
Meşhur Hattat Yesarizade Mustafa İzzet Efendi’nin şöhretine güzel yazıdaki büyük mahareti kadar basit ilmi ve yalan derecesindeki mübalağaları da yardım etmişti. Kendisi Keçecizade İzzet Molla ile pek sıkı fıkı ahbap idi. Bir gün II. Mahmut, İzzet Molla’ya bu sıkı fıkılığın sebebini sordu ve şu cevabı aldı: - Ben biraz okurum, fakat yazım fenadır. Onun da okuması kıt, fakat yazısı güzeldir. İkimiz bir araya gelince bir adam oluyoruz. |
|
Masrafsız Hayat |
06:21 06-04-2007 |
|
Abdülaziz Fuat Paşa ile beraber Paris’e gittiği zaman eski Şehremini muavini Ömer Faiz Efendi de maiyetindekilerle berabermiş. Hazret latifeci, nüktedan birisi imiş. Fuat Paşa Paris Şehreminine iadei ziyarete giderken Faiz Efendi’yi de belediyeci olmak münasebeti ile yanına almış. Laf arasında Paris Emini, İstanbul’un nasıl sulandığını ve masrafının ne kadar tuttuğunu sormuş. O zaman İstanbul sokakları sulanmazmış. Ömer Efendi Fuat Paşa’ya: - Paşam, masraf yoktur; kahveci, berber, bakkal ve aşçıların himmetiyle sulanır. Bunların nargile suyu, çirkefi varken masrafa ne gerek var diyelim mi? demiş. |
|
Sağlam Devlet |
06:21 06-04-2007 |
|
Bir ecnebi mahfilde Osmanlı İmparatorluğu’nun hala sağlam olduğundan bahsediliyordu. Fuat Paşa şöyle teyit etti: - Evet, muhakkak ki sağlamdır. Çünkü siz dışarıdan, biz içeriden yıkmaya çalışıyoruz da gene dayanıyor. |
|