| <<geri ...3 4 5 [6] 7 8 9 ...ileri>> | |
Ayrılık Çeşmesi |
06:21 06-04-2007 |
|
Devletin içine düştüğü müthiş para buhranına çare aranır ve saraydaki altın eşyanın paraya çevrilmesi düşünülürken Abdülazize bunu Fuat Paşa söylemiş ve Abdülaziz’in: - Demek ki saraylıların su içtikleri altın tasları fazla görüyorsunuz? Demesi üzerine Paşa şu cevabı vermek cesaretini göstermiştir: - Padişahım, yarın maazallah bu memlekete düşman girince bizler efendimizin rikabına sarılarak Konya ovalarını tuttuğumuz zaman hanım sultanlar bu altın taslarla ayrılık çeşmesinde mi su içecekler? |
|
Size Naklediyor muyum? |
06:21 06-04-2007 |
|
Abdülaziz Paris’te iken, III. Napolyon bir gün Fuat Paşa’ya, Abdülaziz ile ilgili bazı latifeler yapar ve Paşa’ya da sıkı sıkı tembihte bulunarak: |
|
Geri Verilen Yemin!. |
06:21 06-04-2007 |
|
Yıldırım Bayezid üzerine gelen Haçlı ordusunda en mükemmel cinsten on bin Fransız süvarisi vardı ve bun¬lara Burgondiya dukasının henüz yirmi iki yaşındaki oğ¬lu, gayet mağrur Prens Korkusuz Jean kumanda ediyor¬du. Fransızlar: "Gök düşecek olsa mızraklarımızın ucunda tutarız!" diyorlardı. Korkusuz Jean da Yıldırım Bayezid'i esir edeceğini söylüyor; ona neler yapacağı hakkında yüksekten atıp tutuyordu. Niğbolu Muharebesi Türk ordusunun zaferiyle bitti. 1. Korkusuz Jean ve daha birçokları esir düştüler. Yıldırım, onlara iyi davrandı. Memleketlerine gönde¬rirken bir daha kendisine karşı silah kullanmayacakları hakkında yemin ettirdi. Bununla beraber Korkusuz Jean'a dedi ki: "Bu yemini sana geri veriyorum. Eğer şerefli bir adamsan silahını yeniden ve mümkün olduğu kadar ça¬buk eline al; benimle harp için bütün hükümdarlarla bir¬leş. Bu hoşuma gider, zira bana parlak bir zafer daha kazanmak fırsatını vermiş olursun." |
|
Kuyumcu Ustasından Bin Sopa Yiyen Şehzade |
06:21 06-04-2007 |
|
Kanuni Sultan Süleyman, şehzadeliğinde kuyumcu¬luğu öğrenmesi için babası tarafından İstanbul'un en meşhur kuyumcu ustası olan Kostantin'in yanına çırak olarak verilmişti. Belli saatlerde ustasının yanına gider ve çıraklık ya pardı. Henüz tecrübesiz olduğu ilk günlerinde ustasını kızdırmış ve Kostantin Usta yemin ederek Şehzade Sü¬leyman'a: "Eğer şu işleri iyi çıkarmazsan sana bin değnek vu¬racağım" diyerek yemin etmişti. Şehzade Süleyman da bunu annesi Hafsa Sultan'a anlatmıştı. Validesi, Kostan¬tin Usta yı çağırarak, oğlunu affetmesini rica edip kendi¬sine ihsanda bulunmuştu. Kostantin Usta ise, aldığı al¬tınları, Şehzade Süleyman'a vererek: "Al bunları, eritip beş yüz tel çubuk haline getir!" de¬di. Şehzade Süleyman söylenileni yaptı ve ustasına ver¬di. Kostantin usta onu dövmek için yemin etmişti ve bu¬nu bir şekilde yerine getirmek istiyordu. Şehzade Süley¬man'ı falakaya yatırdı ve elindeki beşyüz altın çubukla ayaklarına iki sefer vurdu. Bu suretle yeminini iki sefer vurduğu beş yüz çubukla yerine getirmiş oldu. |
|
Size de Yemin Ettirdi mi? |
06:21 06-04-2007 |
|
Sultan Üçüncü Mustafa Han, nükteleriyle meşhur Şair Haşmet'i merak edip görmek istemiş ve bu arzusu¬nu Koca Ragıp Paşa'ya söylemişti. Paşa da: "Efendim, Haşmet hakikaten nüktedan bir adamdır ve nedim olmaya layıktır. Ancak kendisi pek arsız ve aç gözlüdür. Korkarım ki, ihsanınıza kanmayarak sizi ra¬hatsız eder. İstirham ederim, kendisine bir şey ihsan buyurmayınız!"dedi. Ertesi gün Haşmet'e arsızlık et¬memesini, bir şey istememesini sıkı tenbih ettikten ve bir de yemin ettirdikten sonra onu saraya göndermişHaşmet huzura çıktı ve pek çok nüktedanlık yaptı. Sarayda üç gün kaldı, fakat hiç ihsan görmedi. Üçüncü günün sonunda tekrar huzura çıktı ve veda etti. Yine ih¬san görmedi. Saraydakilerle vedalaştı, yine ihsan yok. Belki çıkışta verirler ümidiyle kapıya vardı, yine ihsan yok. Ağalara göründü, ihsan yok.. Geri döndü, huzu¬ra çıkmak için izin istedi. Padişah onu kabul etti: "Hayrola, hani gidiyordun, niye geldin? diye sordu. Şair Haşmet yer öptü, sonra pek müteessir bir halde: "Efendimiz", dedi. Ragıp Paşa beni•, buraya gönde¬rirken bir şey istemememi tenbihle yemin ettirdi. Ben de bir şey istemedim. Fakat giderken de bir ihsan çık¬mayınca merak ettim, acaba size de, Haşmet'e ihsanda bulunmayın diye yemin ettirdi mi?"Haşmet'in bu sözünden memnun olan padişah ona umduğundan da fazla ihsanda bulundu. |
|