Tarihçe

13. yüzyılda bölgeden geçen ünlü seyyah Marco Polo'nun seyir defterinde "Paipurth" ve "Baiburt" diye bahsettiği Bayburt; Bizans kaynaklarında "Payper", "Baberd", "Paypert"; Arap kaynaklarında "Babirt", II. Mesud adına 1291'de basılan parada "Baypırt", Akkoyunlularca "Papirt" olarak adlandırılmıştır. 1647'de yöreye gelen Evliya Çelebi ise şehrin adının, "Bay" (zengin) ve "yurt" (belde) kelimelerinden oluştuğunu anlatır. İsimlerin ortak


sonu "berd" sözcüğünün "yüksek kale" anlamına gelmesi, şehrin adının bugün bile ihtişamını koruyan Bayburt Kalesi'nden aldığı fikrini desteklemektedir.

Eski çağlarda Haldilerin yaşadığı belirtilen Bayburt, daha sonra Roma ve Bizans egemenliği altında kalarak Haldia eyalet merkezi oldu. Arap saldırılarından sonra, 1054 yılında Selçuklu komutanı Tuğrul Bey'in fethedemediği yöre, 1072-1202 yılları arasında Saltuklular, Danişmetliler ve kısa bir süre de Komnenoslar tarafından idare edilmiştir.


1202 yılında bölge, Selçuklu Devleti sınırları içine girmiş ve bu dönemde şehir gelişmiştir. 1243 yılındaki Kösedağ Savaşı sonunda Moğollar Anadoluyu işgal etmeye başlamış, ancak yapılan anlaşma ile Bayburt ve çevresi Selçuklularda kalmıştır.


İlhanlılar, Eretnaoğulları, Akkoyunlu, Safevi Beyliklerinden sonra, 1507'de Trabzon Sancak Beyi Şehzade Selim'in İran Seferi sırasında Osmanlı devletine bağlanmıştır.


Osmanlılar döneminde Erzincan, Diyarbekir ve Erzurum Sancaklarına bağlanan Bayburt, 1828-1829, 1878 ve 1916'da Ruslar tarafından işgal edilmiştir. 1927 yılında Erzurum'a bağlı iken Gümüşhane'nin bir ilçesi ve 21 Haziran 1989'da da il merkezi olmuştur.



Karadenizname adlı eserden alınmıştır.