Tarihçe
MÖ 18.yy'da (1780-1200) Gasların egemen olduğu Kastamonu ve çevresi daha sonra Hitit, Frig, Kimmer, Lidya, Pers, Pontus yönetiminde kalmıştır. Pontus ve Roma çekişmelerine sahne olan Kastamonu Roma topraklarına katılmasından sonra General Pompei, bugünkü Taşköprü ilçesi yakınlarında yeniden bir şehir kurarak, eyalet merkezi yaptı (MÖ 64). 395-1222 yılları
arasında Bizans yönetimindeki Kastamonu, Alp Arslan'ın komutanlarından Gümüş Tekin tarafından fethedilmişse de Haçlı Seferleri sırasında Bizanslılarca yeniden ele geçirilmiştir.
Danişmentliler, Anadolu Selçukluları, Çobanoğullarından sonra Candaroğulları Beyliğinin (1292-1460) egemen olduğu Kastamonu, bu dönemde devrin bilim ve kültür merkezi olmuştur. 1460 yılında Fatih Sultan Mehmet tarafından düzenlenen seferle Osmanlı topraklarına katılan Kastamonu, Sancak merkezi haline gelmiştir.
Yunanlıların İzmir'i işgalinden bir gün sonra 16 Mayıs 1919'da binlerce Kastamonulu kadın Nasrullah meydanında toplanarak, işgali protesto mitingi düzenlemişlerdir ve işgalci devletlerin devlet başkanları ve eşlerine telgraflar çekmişlerdir. Dünya ülkeleri arasında
düzenlenen bu ilk kadın mitinginden sonra, 10 Aralık 1919 ve 16 Mart 1920'e düzenlenen diğer gösterilerde de Kastamonu kadınları, işgalleri kınayarak, protesto etmişlerdir.
Kurtuluş Savaşı sırasında İnebolu ilçesi cephanelerin cepheye sevk edildiği en önemli merkez olmuştur. Sandallarla İnebolu'ya getirilen cephane, kadınlar ve yaşlı erkeklerce kağnılara yüklenerek, sarp Küre ve Ilgaz Dağları kar, kış, yağmur, tipi altında, uykusuz geçen 10 günlük bir yolculukla cepheye taşınmaktaydı. İşgal edilmemesine rağmen Kastamonu, Kurtuluş Savaşında en fazla şehidin verildiği 3.il olmuştur. Araç ilçesi ise nüfusa oranı bakımından en fazla şehit veren ilçedir.