<<geri [1] 2 3 4 5 6 ileri>> 

Yüzük

06:21 06-04-2007

Sultan III. Ahmed Han kendisine hediye edilen çok kıymetli zümrüt yüzüğü, bir gün, divan toplantısında vezirlere göstererek:
-`Acaba bundan daha kıymetlisi var mıdır?` diye sordu. Hazirûn:
-`Hayır Efendim, sıhhat ve afiyetle takınız. Bundan daha değerli bir şey olamaz`cevabını verdikleri halde yalnız Nevşehirli İbrahim Paşa itiraz etti:
-`Bundan daha kıymetli şey vardır padişahım!` dedi. Padişah beklemediği cevap karşısında sordu:
-`Nedir?`
-`O yüzüğün takıldığı parmak Efendim` diye cevap verdi.

Sır

06:21 06-04-2007

Yavuz Sultan Selim, birçok Osmanlı padişahı gibi sefere çıkacağı yerleri gizli tutarmış. Bir sefer hazırlığında, vezirlerinden biri ısrarla seferin yapılacağı ülkeyi sorunca, Yavuz ona:
- Sen sır saklamayı bilir misin? diye sormuş.
Vezir:
- Evet hünkarım, bilirim dediğinde, Yavuz cevabı yapıştırmış:
- İyi, ben de bilirim.

Sigorta

06:21 06-04-2007

İngiliz Büyükelçisi, eski Türk evlerinin dış duvarlarına asılan "Ya Hafiz" (Muhafaza Eden Rabbimiz) levhalarını görünce dayanamamış ve Keçecizade Fuad Paşaya bunların ne olduğunu sormuş.
Fuad Paşa İngiliz`in tam anlayacağı dille cevap vermiş.
- O gördükleriniz, Osmanlı Sigorta Şirketinin levhalarıdır.

Ne Yedirelim?

06:21 06-04-2007

Lokman Hekim`e:
-Hastalarımıza ne yedirelim?diye sorduklarında,şu cevabı vermiş:
-Acı söz yedirmeyin de,ne yedirirseniz olur.

Ne İşi Varmış

06:21 06-04-2007

Cumhuriyet`in ilanından sonra, İstanbul`da bir resepsiyon verilir.Tüm dünya ülkelerinin elcileri ve ataşeleri de davet edilir. Davet güzel bir şekilde devam etmektedir, fakat İngiliz ataşesi olan Binbaşının bakışları Mustafa Kemal`in gözünden kaçmaz. Bütün davet boyunca kendisine dik dik bakmıştır ve bakmaya devam etmektedir. Ne olduğunu öğrenmek için yaverini gönderir.
Yaver Mustafa Kemal`e şöyle der:
- Paşam; kendisine neden ters bir tavır takındığını sordum, o da bana Mustafa Kemal`in Çanakkale`de babasını öldürdüğünü söyledi.
Bunun üzerine Mustafa Kemal şöyle der:
- GİT SOR BAKALIM BABASININ ÇANAKKALE`DE NE İŞİ VARMIŞ ?

Ne İsabet!

06:21 06-04-2007

Harun Reşid, bir av sırasında hedefini ıskalayınca, yanında bulunana Behlül Dana Hazretleri:
- İsabet oldu efendim, demiş. Büyük isabet oldu.
Ve Halifenin şaşkın bakışları arasında devam etmiş:
- Yani kuşun hayatı açısından isabet oldu.

Napolyon

06:21 06-04-2007

Fransa hükümet ricalinden biri Napolyon un bir muharebede tenkide kalkışıp parmağını harita üzerinde gezdirerek:
- Önce şurasını almalıydınız, sonra buradan geçerek ötesini zaptetmeliydiniz, gibi fikirler belirtmeye başlayınca, Napolyon:
- Evet, demiş. Onlar parmakla alınabilseydi dediğin gibi yapardım.